Background Image
Previous Page  9 / 53 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 9 / 53 Next Page
Page Background

barobirlik

10

Türkiye Barolar Birliği Genel Sekre-

teri Av. Güneş Gürseler, 13 - 14 Ka-

sım 2014 tarihlerinde İtalya Cum-

hurbaşkanı himayesinde İtalyan

Barolar Birliği’nin Roma’da düzenle-

diği “Göçmenler, Misafirperverlik ve

İnsan Hakları: Avrupalı Avukatların

Sorumluluğu” konulu IV. Avrupa

Avukatlar Konferansı’na katıldı.

Konferansta; İtalya Yüksek Mahke-

mesi Başkanı, Avrupa Barolar Bir-

liği Başkanı, İtalyan Sahil Güvenlik

Komutanı, İtalya, Fransa, Norveç, İs-

panya, Arnavutluk, Almanya, İrlan-

da, Avusturya Barolar Birliği baş-

kanları ve temsilcileri ülkelerinin

yaşadığı göç ve göçmenler sorunu

ile bu sorun karşısında avukatların

sosyal sorumluluğu üzerine bildiri-

ler sundular.

“Suriyeli Sığınmacıların Türkiye’de-

ki Durumu ve Avukatların Sosyal

Sorumluluğu” başlıklı bir bildiri

sunan Türkiye Barolar Birliği Genel

Sekreteri Av. Güneş Gürseler, yaşa-

nan sorunlar ve bunların giderilme-

si için yapılanlar ile barolar ve Tür-

kiye Barolar Birliği’nin bu konudaki

çalışmalarını anlattı.

Sığınmacıların yaşadıklarının çok

önemli bir insan hakları sorunu ve

dramı olduğunu belirten Gürseler,

uluslararası işbirliğinin gereğini

vurguladığı konuşmasında şunları

söyledi:

Geçen yıl Eylül ayında Taormina’da,

Akdeniz Baro Başkanları toplantı-

sında benzer bir başlık altında top-

lanmıştık ve ben o toplantıda da

ülkemin, Türkiye’nin karşı karşıya

kaldığı sığınmacı sorununu açıkla-

maya çalışmıştım. Ne yazık ki geçen

bir yılda sorun çok daha büyük bo-

yutlara ulaştı ve bir insanlık dramı

halini aldı.

Ortadoğu’da Din Temeline

ve Etnik Ayrımcılığa

Dayandırılarak Körüklenen

Ayrımcılık İnsanları

Yurtlarından Etti

Ortadoğu’da din temeline ve etnik

ayrımcılığa dayandırılarak körük-

lenen ayrımcılık ve enerji savaşı

insanları yurtlarından etti. Çaresiz

insanlar henüz güvenli ortamını ko-

ruyan Türkiye’ye sığınıyorlar.

İzlenen yanlış politikalar sonunda

Türk Hükümeti ve uluslararası top-

lumun beklediğinden oldukça farklı

bir gelişim gösteren Suriye insani

krizi ve mülteci akını, Türkiye’yi

derinden etkilemektedir. Türkiye,

Nisan 2011’de Suriyeli mültecilere

sınırlarını açtığında krizin oldukça

hızlı bir şekilde çözüleceği ve mül-

tecilerin evlerine dönebileceği umu-

luyordu. Ancak giderek büyüyen bir

yıkım ve yerinden edilmeye dönüş-

tü ve kalıcı hale geldi. Yaşanan duru-

mu BM Mülteciler Yüksek Komiseri

Antonio Guterres “Suriye krizi çağı-

mızın en büyük insani acil durumu

haline gelmiştir. Bununla birlikte

dünya, mültecileri karşılamak ve

onların ihtiyaçlarına yardımcı ol-

mak anlamında başarısız olmuştur.”

şeklinde özetlemiştir.

Birleşmiş Milletler verilerine göre

6,5 milyon insan Ağustos 2014 sonu

itibariyle, Suriye’deki yerlerinden

edildi. Bunlardan yaklaşık 3 mil-

yonu Türkiye, Lübnan ve Ürdün’e

sığındı. Suriye’de iç karışıklıkların

başlaması üzerine 2011 yılı Nisan

ayından bu yana Türkiye’ye yaklaşık

2 milyon Suriye vatandaşı sığındı.

Bunların yaklaşık 300 bin kadarı

22 kampta barınıyor. Büyük çoğun-

luk ise bütün Türkiye’ye dağılmış

vaziyette yaşamlarını sürdürüyor.

Kamplarda kalanların bütün insani

ihtiyaçları karşılanmaktadır. Sağ-

lıklı bir merkezi kayıt sistemi henüz

kurulamadığı için kamplarda kalan-

ların gerçek sayıları tartışmalıdır.

Sığınmacı akını, özellikle sınır illeri-

nin demografik yapısını etkilerken,

bazı sınır illerinin nüfusu yaklaşık

iki katına çıkmıştır. İstanbul, İzmir

ve Ankara gibi büyük şehirlerdeki

sığınmacı sayısı ise yüz binleri geç-

miştir. Kamplarda günde ortalama

2,5 doğum ortalaması ile bugüne

kadar 8.000 “vatansız” bebeğin dün-

yaya geldiği değerlendirilmektedir.

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ

GENEL SEKRETERİ AV. GÜNEŞ GÜRSELER

IV. AVRUPA AVUKATLAR KONFERANSI’NA KATILDI

HABERLER