Background Image
Previous Page  10 / 53 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 10 / 53 Next Page
Page Background

HABERLER

barobirlik

11

Sığınmacılara “geçici koruma” sta-

tüsü tanınmıştır. Sınıra yakın 11

ildeki tüm Suriyelilere, Türk vatan-

daşları ile eşit sağlık hizmeti ve-

rilmektedir. Türkiye’nin bütün bu

süreçte sığınmacılar için yaptığı

masraf 5 milyar doları bulmaktadır.

Sığınmacı çocuklara eğitim vermek

üzere Suriyeli öğretmenlerin çalış-

tığı ve Suriye müfredatı ile Arapça

eğitim verdiği 55 okul açılmıştır.

Üniversite öğrencilerine Türk üni-

versitelerinde özel öğrenci olarak

ders alma olanağı tanınmıştır.

Suriye’deki İnsani Koşulların

Giderek Kötüleşmesi İle

Türkiye’ye Kaçış Hızlandı

Sığınmacılar önceleri çoğunlukla si-

yasi eylemlerde bulunan gençlerden

oluşmakta iken Suriye’deki insani

koşulların giderek kötüleşmesi ile

Türkiye’ye kaçış güvenlik nedeni ile

hızlanmıştır.

Sorunun daha uzun yıllar süreceği

gerçeği, sığınmacılar için yapılan

harcamaların ve yardımların sür-

dürülebilirliğini zorlaştırmaktadır.

Kamp dışında yaşamlarını sürdür-

me çabasında olan sığınmacılar

süreç uzadıkça yerel toplumla iliş-

kilerin gerilmesine ve yabancılara

yönelik olumsuz tutum ve davranış-

ların gelişmesine ve üzücü olaylar

yaşanmasına neden olmaktadır.

Kamp dışında yaşayan mültecilerin

genel olarak kiralık mekânları tercih

etmesi nedeni ile sınıra yakın böl-

gelerde konut sıkıntısı yaşanmaya

başlamış ve kira bedelleri çok yük-

selmiştir. Kira parası ödeyecek gücü

olmayanlar parklarda ya da boş bi-

nalarda yaşamaya çalışmaktadır.

Kamp dışındakiler ayrıca sağlık ve

beslenme koşullarının yetersizliği,

çocukların eğitim ve psikolojik ve

sosyal destekten yoksun olmaları,

sosyal uyumsuzluk, sosyal dışlan-

ma, emek sömürüsü, kadınların cin-

sel istismar ve tacizi gibi sorunları

yaşıyorlar ve kendilerine herhangi

bir sosyal destekte bulunulamıyor.

Türkiye Barolar Birliği, 79 baro ve

yaklaşık 85 bin avukat olarak biz-

ler sosyal sorumluluğumuzu yerine

getirmeye çalışıyoruz. Bunu hem in-

sani ve hem de Avukatlık Yasamızın

bize yüklediği görev olarak yerine

getiriyoruz. Her olanaktan yararla-

narak bu sorunun önemini ve yapı-

lan yanlışları dile getiriyoruz. Sınır

bölgesindeki barolarımız ile birlikte

çeşitli toplantılar düzenliyor, ilgili-

leri uyarıyoruz.

Zor Durumdaki Sığınmacılara

Ücretsiz Avukat Sağlıyoruz

Yürürlükteki yasamız sadece Türki-

ye Cumhuriyeti vatandaşlarına adli

yardımda bulunarak ücretsiz avu-

kat sağlamaya olanak verdiği halde

koşulları zorlayarak zor durumda-

ki sığınmacılara da ücretsiz avukat

sağlıyoruz.

Adli yardım bütçemiz Hükümet ta-

rafından sağlandığı için sürekli ola-

rak ödenek arttırılması isteğinde

bulunuyoruz.

Ayrıca yaşanılan bu büyük insan-

lık dramını uluslararası bir proje

kapsamında değerlendirmek üze-

re UNDP ve İsveç Krallığı ile ortak

bir proje başlattık. Türkiye Barolar

Birliği tarafından geliştirilen “Tür-

kiye’de Adalete Erişim için Adli

Yardım Uygulamalarının Geliştiril-

mesi” (Support to Improvement of

Legal Aid Practices for Access to Jus-

tice for all in Turkey - SILA) projesi-

nin Aralık 2014 tarihinde başlaması

öngörülmektedir. Proje, İsveç Ulus-

lararası Kalkınma Ajansı tarafından

fonlanacak olup bütçesi 1.517.000

$’dır. Projenin 5. bileşeni kapsamın-

da Gaziantep, Hatay, Kilis, Kahra-

manmaraş ve Şanlıurfa illeri pilot il

olarak seçilmiş olup bu özellikle bu

illerde yaşayan Suriyeli sığınmacı-

ların adli yardım hizmetlerine ulaşı-

mının iyileştirilmesi sağlanacaktır.

Bütün bunlara karşın yaptıklarımı-

zın yeterli görmüyoruz. Bu neden-

le Avrupalı, Akdenizli hukukçular

olarak bölgemizde ve dünyamızda

demokrasinin, hukukun üstünlüğü-

nün ve insan haklarının gelişimi için

ortak mücadele vermek zorundayız.

Öncelikle bölgemizde ve dünyada

savaşa, açlığa, sömürüye karşı çık-

mak en büyük sosyal sorumluluğu-

muzdur.

Afrika’dan kaçmaya çalışırken Ak-

deniz’de boğulup gidenlerin, Orta-

doğu’nun bitmeyen paylaşım sava-

şından kaçarken yollarda ölenlerin

ardındaki temel gerçeği görüp ortak

politikalar geliştirmek zorundayız.

Ulaşılan büyük teknolojik gelişmeye

karşın hala insani sorunlar çözü-

lemedi ise, hala açlık ve paylaşım

adaletsizliği varsa hangi ekonomik

sistem başarılıdır? Kapitalizm mi?

Komünizm mi? Avrupa’da 43 olan

yaş ortalamasının, Afganistan’da

16.5, Çad ve Nijer’de 15 olması baş-

lı başına bir neden değil mi? Avru-

pa’da 2012 yılında kişi başına düşen

gelir 36,970 ABD doları iken Dün-

ya’da ortalamanın 12,210, Nijer’de

770, Çad’da 2,140 olması temel ne-

den değil mi?

Bölgemizde ve Dünyada

Savaşa, Açlığa, Sömürüye

Karşı Çıkmak En Büyük Sosyal

Sorumluluğumuzdur

Aç ve işsiz insanların refaha sığın-

mak istemelerinin önüne duvar

örerek geçilemiyor, insanları kendi

yurtlarında mutlu hale getirmek ge-

rekiyor.

İnsanlığın ve gezegenimizin yaşa-

dığı bu çöküş karşısında avukatlar

olarak bir diğer önemli sosyal göre-

vimiz de bu gerçeği hala göremeyen

insanlığı sarsmak olmalıdır. Adım

adım küresel bir sona gidiyoruz.

Bunun tek nedeni de insanlığın bir

türlü vazgeçemediği tüketim çılgın-

lığıdır.

Bölgemizden başlayarak tüm insan-

lığı uyarmalıyız;

Hepimiz Dünyalıyız ve Dünya tek.

Gidebileceğimiz başka bir gezegen

yok.

Görevimiz elimizdekine sahip

çıkmak.